İçeriğe geç
DOLAR49,60
EURO55,68
STERLIN66,54

GERÇEĞİN SESİ KISILIRSA NE OLUR?

Bir ülkede olup bitenleri özgürce öğrenemiyorsak sorun yalnızca gazetecilerin değil, hepimizin sorunudur.

ŞENEL GÜNGÖR
ŞENEL GÜNGÖR 4
GERÇEĞİN SESİ KISILIRSA NE OLUR?

Basının görevi sadece haber vermek değil; soru sormak, yanlışları ortaya çıkarmak ve kamu adına hesap sorulmasını sağlamaktır. Bu nedenle basın özgürlüğü, demokrasinin temel güvencelerinden biridir.

Daha önce birçok mecraya olduğu ve en son da Halk TV’ye yönelik kapatma ve kayyum süreci etrafında yaşanan tartışmalar da bu açıdan değerlendirilmelidir.

Hukuki işlemlerin gerekçesi ve hukuka uygunluğu kadar, basın ve ifade özgürlüğünün korunması da önemlidir.

Üstelik bu özgürlükler yalnızca uluslararası metinlerde değil, Anayasamızda da güvence altındadır. Anayasa’nın 26. maddesi düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünü, 28. maddesi ise basın özgürlüğünü düzenler. Hüküm açıktır: “Basın hürdür, sansür edilemez.”

Ancak Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütünün 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye’nin 180 ülke arasında 163. sırada bulunması, üzerinde düşünülmesi gereken bir tablodur.

Elbette basın da hukuka uymalı, yanlış haber yayımladığında sorumluluk üstlenmelidir. Ancak hukukun uygulanmasıyla eleştirel seslerin susturulması birbirine karıştırılmamalıdır.

Çünkü, hukuk özgürlükleri koruduğu ölçüde güven verir.

Peki, gazeteciler soru soramaz, yayın kuruluşları özgürce haber yapamazsa yanlışları kim ortaya çıkaracak?

Vatandaş, kendi hayatını etkileyen kararların gerçeğini nereden öğrenecek?

Unutmayalım: Basının sustuğu yerde yalnızca haberler eksilmez; toplumun gerçeğe ulaşma hakkı da zayıflar.

Yorumlar

0 yorum