İçeriğe geç
DOLAR49,45
EURO55,62
STERLIN66,01

Sessiz koridorların sesi

Eylül geldi, ziller çaldı; milyonlarca çocuk için yine o tanıdık telaş başladı. Eskiden sonbahar deyince içimizi tatlı bir heyecan kaplardı, değil mi? Ama eğri oturup doğru konuşalım; bu yıl okul koridorlarındaki hava pek de öyle neşeli değil. Bir yanda hepimizin belini büken şu ekonomik şartlar, diğer yanda çocukların arasında içten içe büyüyen o kırıcı fırtına: Akran zorbalığı.

ÜLKÜ VURAL
ÜLKÜ VURAL 180
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Okul dediğin yer aslında toplumun k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir aynası; dışarıda ne yaşanıyorsa aynen sınıfa yansıyor. Bug&uuml;n bir &ccedil;ocuğu okula hazırlamak bile insanı kara kara d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;r&uuml;yor. Forma, kırtasiye, servis derken masraflar ortada. Ama canımızı asıl sıkan şey, bu durumun &ccedil;ocukların g&ouml;z&uuml;n&uuml;n &ouml;n&uuml;ne kadar sızması. &Ccedil;ocuklar &ouml;yle cin gibi ki, hi&ccedil;bir şeyi g&ouml;zden ka&ccedil;ırmazlar. Kimin &ccedil;antasının gıcır gıcır olduğunu, kimin kantinde rahat&ccedil;a takılıp kimin evden getirdiği k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k bir beslenmeyle g&uuml;n&uuml; kurtarmaya &ccedil;alıştığını şıp diye anlarlar. İşte bu imk&acirc;n farkı, &ccedil;ocukların arasında g&ouml;r&uuml;nmez ama buz gibi duvarlar &ouml;r&uuml;yor.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">​</span>İşte tam da o ekonomik sıkıntıların ve g&uuml;nl&uuml;k stresin g&ouml;lgesinde zorbalık dediğimiz o &ccedil;irkin şey baş g&ouml;steriyor. &quot;Canım &ccedil;ocukluk halidir, bizde de olurdu&quot; deyip ge&ccedil;ilecek gibi değil artık. Bah&ccedil;ede birbirini itip kakan &ccedil;ocuklardan bahsetmiyoruz sadece; gruptan dışlamalar, dalga ge&ccedil;meler, arkadan iş &ccedil;evirmeler gırla... &Uuml;stelik &uuml;st&uuml; başı biraz eski olan, imk&acirc;nı arkadaşlarına yetişmeyen &ccedil;ocuklar bu durumun ilk hedefi oluveriyor. Bir &ccedil;ocuğun sırf &quot;eksik&quot; g&ouml;r&uuml;ld&uuml; diye kenara itilmesi, alay konusu olması &ouml;yle kolay unutulur mu? O yaralar b&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e insanın i&ccedil;ini kemiriyor.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">​</span>Peki ne yapacağız, &ouml;ylece izleyecek miyiz? Tabii ki hayır.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">​</span>İş yine d&ouml;n&uuml;p dolaşıp bizde bitiyor. İhtiyacı olan &ccedil;ocuklara onları hi&ccedil; incitmeden, hissettirmeden destek olmak şart. Okullarda da sadece ders notlarına değil, insana insan gibi davranmayı &ouml;ğretmeye odaklanmalıyız. Bir &ccedil;ocuğa, bir insanın değerinin &uuml;st&uuml;ndeki markayla ya da cebindeki parayla &ouml;l&ccedil;&uuml;lemeyeceğini &ouml;ğretmek hepimizin boynunun borcu.</span></span></p>

Yorumlar

0 yorum