Şairler bir milletin gücünü gösterir
Ne zaman şöyle bir soluklansam, köşe yazısı yazmaya otursam, aklıma hep büyüklerimiz gelir. Onların sözü, öyle süslü püslü olmazdı ama kalbe kazınırdı. Babam hep der ki, "Evlat, laf dediğin süs değil, giydiğin elbise değil, senin ta kendindir." İşte o yüzden, bu defa öyle havalı, öyle 'entelektüel' kelimelerden kaçıp, biraz toprağın diline, halkın tabirine dönelim istedim.
İLHAN YILMAZ
422
<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Çünkü hayatın ta kendisi, ne şık bir makale, ne de anlaşılmaz bir şiirdir. Hayat, annenin ocağa attığı odun, babanın tarlada döktüğü </span><span style="font-family:"Arial",sans-serif">ter, evladın anne ve babasına duyduğu güvendir. Bu yazımda, yaşarken kıymeti bilinmeyip hayata gözlerini yumduklarında, değerleri bir sözün yükü kadar ağır olan kıymetli şairlerimizden bahsetmek istiyorum.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><strong><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Nazım Hikmet</span></strong><span style="font-family:"Arial",sans-serif">, hani şu memleket hasretiyle yanan dev adam... O, 'özgürlük' derken öyle kitaptan okumuş gibi demez; sanki gerçekten parmaklıklar arasında güneşe, denize bakarak der. Sözü, hem yüreği coşturur hem de boynu büker. Onun şiiri, gurbetteki bir Anadolu köylüsünün mektubu gibi hem kederli hem de umut doludur.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Ya <strong>Necip Fazıl</strong>? O da başka bir âlemin sultanı. Onun sözü biraz çetrefilli, ama sanki ta ruhunun en dibine, o 'Çile' dediği yere ışık tutar. Sanki elinde fenerle dolaşır, der ki, "Bak bakalım içindeki bu dipsiz kuyu neyin nesi?" O, büyük laflarla uğraşır, ama aslında hepimizi aynı derdin, aynı arayışın içine çeker.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><strong>Abdurrahim Karakoç</strong> ise, hani o bizim köyün en mert, en sözü dinlenir ihtiyarı gibi. Lafı dolandırmaz. Haksızlığı gördü mü, hemen çeker yayını. <strong>Mihriban</strong>’ı okursun, dersin ki, "Aşk dediğin budur, hem yakar hem de türkü olur söylenir." Hem duyguludur, hem de haksıza karşı dimdiktir.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"><strong>Atilla İlhan</strong> ise, o İstanbul’un sisli, puslu, dumanlı akşamlarıdır sanki. Bizi hep bir hüzne, bir melankoliye, ama öyle tatlı bir melankoliye çeker. Aşkı da, isyanı da bir İstanbul efendisi gibi, biraz gizemli, biraz da sitemli anlatır.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">İşte bu adamlar, bu şairler; bizim topraklarımızın sesi, bizim hikâyelerimizin ebedi notlarıdır. Onlar olmasaydı, ne aşklar bu kadar yakar, ne de isyanlar bu kadar haklı çıkardı.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">B</span><span style="font-family:"Arial",sans-serif">u dünya ikliminde </span><span style="font-family:"Arial",sans-serif">insan olmak kolay, adam olmak zordur.</span> <span style="font-family:"Arial",sans-serif">Adam olmak dediğin, ceketini iliklemek, diplomasını göstermek değil. Adam olmak; sözünün eri olmak, mazlumu kayırmak, yalan söylememek, vefalı olmaktır.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Hani o sokakta gördüğün kediye bir tas su vermektir, <strong>insanlık</strong>.</span><span style="font-family:"Arial",sans-serif"> H</span><span style="font-family:"Arial",sans-serif">ani o komşunun derdine koşmaktır, <strong>adamlık</strong>.</span> <span style="font-family:"Arial",sans-serif">Hani o sana haksızlık yapana bile, "Senin de bir derdin var herhalde" diyebilmektir, <strong>büyüklük</strong>.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Şairler işte bu <strong>adamlık</strong> halini, bize en güzel kelimelerle fısıldar durur. Onlar, bizim unuttuğumuz, gözden kaçırdığımız ne varsa, onu şiir diye, hikâye diye önümüze koyar. Der ki, "E</span><span style="font-family:"Arial",sans-serif">y insan,</span><span style="font-family:"Arial",sans-serif"> kendine gel, bak dünya ne kadar güzel ve ne kadar adaletsiz. Ama sen seçiminle ne olacağına karar ver."</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"></span><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Laf Aramızda şiir tadında muhabbet, radyo programında her defasında söylediğim gibi, ne </span><span style="font-family:"Arial",sans-serif">şairlerin kelimelerini süs sanalım, ne de hayatın büyük derslerini es geçelim. Bizim en büyük sermayemiz, o büyük şairlerin dizelerinde saklı olan <strong>insanlık ve adamlık mirasıdır.</strong> Onu koruyalım, başımız tacı edelim. </span></span></span></p>