"Sustum, Yazdım... Radyoda Konuştum!"
Bugün 24 Temmuz. Takvimde sadece bir tarih gibi dursa da, aslında iki büyük anlamı var: Biri sesimizin özgürlüğü, kalemimizin cesareti… Diğeri, bu toprakların başını dik tutan bir milletin imzası…
Merve Şimşek
403
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yani bugün hem Basın Özgürlüğü Günü hem de Lozan Antlaşması’nın yıldönümü.</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Radyoya ilk oturduğum günü hatırlıyorum. Mikrofonun karşısında içim titreyerek sesimi duyurduğum o ilk an… Ne söyleyeceğimi değil, nasıl söyleyeceğimi düşündüğüm bir gündü. Çünkü radyo sadece ses değildir; duruştur, sorumluluktur, toplumu uykusundan uyandırmaktır.</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ama biliyorum, her kelime özgür değil bu ülkede. Her cümle bazen kısılır, her doğru bazen ağır gelir bazı kulaklara. O yüzden 24 Temmuz’da basın özgürlüğünü kutlarken aslında biraz buruk, biraz kırgınız. Çünkü yazabilmek bir lüks olmamalı. Yazmak, konuşmak, anlatmak... bunlar bir halkın nefesidir.</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Lozan Antlaşması'nı da aynı hisle anıyorum bugün. O masa yalnızca siyasi bir zafer değil, bu milletin “ben buradayım” deyişiydi. “Sevr’e boyun eğmeyiz, esareti kabul etmeyiz” diyenlerin imzasıydı o. Bugün hâlâ kıymetini anlamayanlar var; hâlâ Lozan’a dil uzatanlar var. Ama ben inanıyorum ki, bu milletin onuru satır aralarına değil, yüreğine kazınmıştır.</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gazetecilik… Radyoculuk… Bunlar sadece meslek değil. Bazen yalnızlıktır, bazen hedef tahtası olmak. Ama her şeyden önce bir görevdir: Halkın sesi olmak.</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bugün bir mikrofonun başındayım. Özgür müyüm? Kısmî… Ama cesaretliyim. Çünkü bu ülke için yazanlar, konuşanlar, susmayanlar oldukça… hem basın özgür olacak, hem bu millet.</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">24 Temmuz sadece bir tarih değil.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu ülkenin sesini susturmaya çalışanlara karşı, sesimizi yükselttiğimiz gün.</span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kalemimde mürekkep değil, vicdan var.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sesimde yankı değil, gerçek var.</span></span></p>