Kameralı gezen başkanlar
Son dönemin siyaset sahnesinde, hepimizi yoran ve samimiyet testinden geçemeyen bir "moda" yükseldi: Kameralı gezen başkanlar. Artık ne zaman bir yöneticiyi, belediye başkanını veya siyasetçiyi sokakta, çarşıda, hatta bir taziye evinde görsek, refleks olarak şunu soruyoruz: "Bu anlık ziyaret mi, yoksa kurgulanmış bir 'halkla buluşma' sahnesi mi?" Zira, yöneticilik makamının ağırlığı, yerini ne yazık ki bir "reality şov" yönetmenliğine bırakmış durumda.
İLHAN YILMAZ
784
<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Halkla temas elbette kıymetlidir</span></span></strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">. Yöneticinin makamından çıkıp sokağın nabzını tutması, "ben sizinleyim" mesajını vermesi zorunludur. Ancak buradaki sorun, bu temasın <strong>amacından sapmasıdır.</strong></span></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Şahit olduğumuz manzara, <strong>halkın derdiyle <em>hemhal olmak</em> değil, halkın derdi üzerinden <em>görüntü üretmektir</em>. </strong>Bir başkan, bir teyzenin elini tutarken, bir gencin sorununu dinlerken; eğer zihninin arka planında <strong>"Kamera açısı iyi mi? Bu kadrajda yeterince samimi görünüyor muyum? Hangi sosyal medya kanalında yayınlayalım?" </strong>gibi sorular dönüyorsa, orada artık siyaset değil, ucuz bir <strong>gösteri sanatı</strong> icra ediliyordur.</span></span> <span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu "<strong>kameralı yönetim</strong>" biçiminin halka ve yönetime maliyeti ağırdır:</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Samimiyet Krizi:</span></span></strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"> Halk, doğal olan ile kurgu olanı ayırt etme yetisine sahiptir. Kameralar eşliğinde yapılan ani yardımlar, protokol eşliğinde verilen ani kararlar, "ben size ne kadar yakınım" mesajı vermekten çok,<strong> "ben ne kadar iyi bir oyuncuyum" </strong>algısı yaratır. Samimiyetsizlik kokusu, tüm icraatın üzerini örter.</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Sorunların Yüzeyselleşmesi:</span></span></strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"> Yöneticinin derdi, sorunu çözmekten çok, o anki görüntüyü en iyi şekilde kaydetmek olduğu için, gerçek sorunların derinliğine inilmez. Bir esnaf ziyaretinde, esnafın gerçek maliyet krizini konuşmak yerine, kameraya "Hayırlı işler" demek ve gitmek tercih edilir. <strong>Sorun çözülmez, sadece sahnelenir.</strong></span></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Algının Gerçeği Öldürmesi:</span></span></strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"> Siyaset, icraatın kendisidir. Bu yeni moda ise icraatı değil, icraat algısını yönetmeye odaklanmıştır. Bir yönetici, belediyenin bütçesini kameralardan kaçırırken, fakir bir aileye yaptığı yardımı 4K kalitede yayınlamakta bir beis görmez. Bu, <strong>gösterişçi bir yönetim ahlakının</strong> yükselişidir.</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bizler, samimi bir yöneticinin, samimi bir tebessümle, kamerasız ve protokolsüz geldiğinde dahi <strong>kalbini açan insanları özledik. </strong>Halkın arasına girerken yanında bir iletişim ekibi yerine, bir <strong>sosyal inceleme ekibi</strong> getiren başkanları</span></span><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"> özledik.</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">S</span></span></strong><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">iyaset bir 'prodüksiyon' işi değildir. Yönetici</span></span></strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">, <strong>sahne ışıklarını kendine çevirmek yerine, o ışığı halkın karanlıkta kalmış sorunlarına yöneltmekle mükelleftir.</strong></span></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Eğer bir başkan, halkın arasına girmek için kameraya ihtiyaç duyuyorsa, o başkanın sorunu, halkla arasındaki mesafeden çok, <strong>kendi vicdanıyla arasındaki mesafedir.</strong> Bu moda geçmeli, samimiyet ve icraat tekrar yönetimin ana ekseni olmalıdır. Aksi takdirde, izlediğimiz sadece iyi bir yönetmen tarafından çekilmiş, içi boş bir siyasi propaganda filminden ibaret kalacaktır.</span></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Bu yazım,</span></span></strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif"> A parti, B parti, C parti iması taşımamaktadır. Üzerine alınan tüm başkanlara ithafen yazılmıştır. Okuyup haklılık payı veren halk aşığı, kıymetli başkanlara da selam ederim.</span></span></span></span></p>