İçeriğe geç
DOLAR49,45
EURO55,62
STERLIN66,01

Kadınların gücü ekonominin gücüdür

Bir ülkenin ekonomik gücünü yalnızca büyüme oranları, ihracat rakamları ya da milli gelir belirlemez. Asıl güç, sahip olduğu insan kaynağını ne ölçüde değerlendirebildiğiyle ilgilidir. Mesela, Kadınların yarısından fazlasını ekonomik hayatın dışında bırakan bir ülke, potansiyelinin ne kadarını kullanabilir? Türkiye nüfusunun yarısını kadınlar oluşturuyor. Ancak kadınların ekonomik hayata katılımında hâlâ ciddi bir mesafe var.

ŞENEL GÜNGÖR
ŞENEL GÜNGÖR 219
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">T&Uuml;İK verilerine g&ouml;re 2024 yılında kadınların işg&uuml;c&uuml;ne katılım oranı %36,8, erkeklerin ise %72 oldu. Kadınlarda y&uuml;ksek&ouml;ğretim mezunlarının işg&uuml;c&uuml;ne katılımı ise %68,7 seviyesine &ccedil;ıkıyor. Yani kadınlara eğitim ve fırsat verildiğinde kadınlar ekonomiye katılıyor.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&Ouml;yleyse sorun kadınların &ccedil;alışmak istememesi değil; &ccedil;alışma hayatına katılmalarının &ouml;n&uuml;ndeki engeller.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&Ccedil;ocuk ve yaşlı bakım y&uuml;k&uuml;, kreş imk&acirc;nlarının yetersizliği, g&uuml;venli ulaşım, &ccedil;alışma koşulları, işe ara veren kadınların yeniden istihdama d&ouml;nmesindeki g&uuml;&ccedil;l&uuml;kler ve &uuml;cret eşitsizliği bunların başında geliyor.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&Uuml;stelik kadınların ekonomik bağımsızlığı yalnızca bir sosyal politika meselesi de değildir. Aynı zamanda doğrudan doğruya EKONOMİ politikasıdır.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&Ccedil;&uuml;nk&uuml; &ccedil;alışabilen, &uuml;reten ve kazandığı gelir &uuml;zerinde s&ouml;z sahibi olan kadın; ailesine, ekonomiye ve topluma daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; katkı sağlar.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bug&uuml;n T&uuml;rkiye&rsquo;nin &ouml;nemli sorunlarından biri de kadınların karar alma mekanizmalarında yeterince temsil edilmemesidir.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2024 yılında TBMM&rsquo;deki kadın milletvekili oranı %19,9 iken Avrupa Birliği &uuml;lkelerinde bu oran ortalama %33,6 seviyesindeydi. </span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yerel y&ouml;netimlerde de tablo &ccedil;ok farklı değil: Kadın belediye başkanı oranı %5,6, kadın il belediye başkanı oranı %13,6, kadın il&ccedil;e belediye başkanı oranı ise yalnızca %5,1 oldu. Belediye meclis &uuml;yelerinde kadınların oranı da %11,8 seviyesinde kaldı.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu yalnızca bir temsil meselesi değildir.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kadınların, kendi hayatlarını doğrudan etkileyen kararların alındığı masalarda ne kadar yer aldığı meselesidir.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İş d&uuml;nyasında da benzer bir tablo g&ouml;r&uuml;yoruz. T&Uuml;İK verilerine g&ouml;re &uuml;st ve orta d&uuml;zey y&ouml;neticiler i&ccedil;inde kadınların oranı %20,6 d&uuml;zeyinde. Ekonominin &ouml;nemli kararlarının alındığı y&ouml;netim kademelerinde kadınların h&acirc;l&acirc; sınırlı temsil edilmesi, kullanılmayan &ouml;nemli bir insan kaynağına işaret ediyor.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir başka &ouml;nemli g&ouml;sterge ise yoksulluk riski.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2025 verilerine g&ouml;re kadınların %30,1&rsquo;i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunuyor. Erkeklerde bu oran %25,6. Bu fark bize kadınların ekonomik bağımsızlığının neden yalnızca bireysel değil, toplumsal bir mesele olduğunu g&ouml;steriyor.</span></span></p> <p>&nbsp;</p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Fakat kadınların ekonomik hayata katılımından s&ouml;z ederken g&uuml;venlik sorununu g&ouml;rmezden gelemeyiz.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">T&Uuml;İK&rsquo;in 2024 Kadına Y&ouml;nelik Şiddet Araştırması&rsquo;na g&ouml;re kadınların yaşamlarının herhangi bir d&ouml;neminde %28,2&rsquo;si psikolojik, %18,3&rsquo;&uuml; ekonomik, %12,8&rsquo;i fiziksel şiddete maruz kalmış. Son 12 ayda ise kadınların %11,6&rsquo;sı psikolojik, %3,7&rsquo;si dijital, %3,2&rsquo;si ekonomik ve %2,6&rsquo;sı fiziksel şiddet yaşadığını belirtiyor.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Daha da dikkat &ccedil;ekici olan, son 12 ayda şiddetin en y&uuml;ksek g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; grubun 15-24 yaş arasındaki gen&ccedil; kadınlar olması. Bu yaş grubunda psikolojik şiddet oranı %15,2, dijital şiddet %7,3 ve ısrarlı takip %5,8.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ve kadınların %47,7&rsquo;si yaşadığı son partner şiddetini kimseye anlatmamış.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kadın cinayetleri konusunda ise sivil toplum kuruluşlarının verileri de son derece d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;r&uuml;c&uuml;. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu&rsquo;nun 2025 verilerine g&ouml;re 294 kadın &ouml;ld&uuml;r&uuml;ld&uuml;, 297 kadın ise ş&uuml;pheli şekilde hayatını kaybetti. Bu verilerin resmi T&Uuml;İK verisi değil, platformun kendi &ccedil;alışması olduğunu &ouml;zellikle belirtmek gerekir.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sorunun boyutu yalnızca T&uuml;rkiye&rsquo;ye &ouml;zg&uuml; de değil. Birleşmiş Milletler verilerine g&ouml;re 2024 yılında d&uuml;nyada yaklaşık 50 bin kadın ve kız &ccedil;ocuğu, partnerleri veya aile &uuml;yeleri tarafından &ouml;ld&uuml;r&uuml;ld&uuml;. Bu, d&uuml;nyadaki kasıtlı kadın cinayetlerinin yaklaşık %60&rsquo;ına karşılık geliyor.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu rakamlar bize &ccedil;ok &ouml;nemli bir şey s&ouml;yl&uuml;yor:</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kadının ekonomik &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; ile g&uuml;venliği birbirinden ayrı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lemez.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kadın ekonomik olarak g&uuml;&ccedil;lenmeden şiddet karşısında daha kırılgan olabilir. G&uuml;venliğini sağlayamayan kadın &ccedil;alışma hayatından &ccedil;ekilebilir. &Ccedil;alışamayan kadın ekonomik bağımsızlığını kaybedebilir.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yani mesele birbirine bağlıdır.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Eğitim, istihdam, ekonomik bağımsızlık, g&uuml;venlik ve siyasal temsil&hellip;</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bunların her biri diğerini tamamlıyor.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">T&uuml;rkiye&rsquo;nin doğurganlık hızının da 2001&rsquo;de 2,38 iken 2024&rsquo;te 1,48&rsquo;e gerilemesi, kadınların ve ailelerin ekonomik ve sosyal koşullarını daha geniş bir &ccedil;er&ccedil;evede değerlendirmemiz gerektiğini g&ouml;steriyor.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">O halde artık kadın politikalarını yalnızca</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&ldquo;KADINLARA Y&Ouml;NELIK POLITIKALAR&rdquo;</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&ldquo;Kadınlara olarak g&ouml;rmemeliyiz.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kadın politikası, EKONOMİ politikasıdır.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&Ccedil;&uuml;nk&uuml; kadınların eğitimini, emeğini, girişimciliğini, zek&acirc;sını ve yeteneğini yeterince kullanamayan bir &uuml;lke kendi ekonomik potansiyelinin &ouml;nemli bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; kullanamıyor demektir.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">T&uuml;rkiye kadınlarının eğitimini, emeğini, zek&acirc;sını ve yeteneğini tam olarak kullanmadan sahip olduğu ger&ccedil;ek potansiyele ulaşabilir mi?</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hayır.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kadınların ekonomik bağımsızlığını g&uuml;&ccedil;lendiren, &ccedil;alışma hayatına katılımını artıran, &ccedil;ocuk ve bakım y&uuml;k&uuml;n&uuml; paylaşan, şiddete karşı etkin koruma sağlayan ve karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almalarını m&uuml;mk&uuml;n kılan politikalar artık bir tercih değil, &uuml;lkenin geleceği a&ccedil;ısından bir zorunluluktur.</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&Ccedil;&uuml;nk&uuml;;</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KADINLARIN G&Uuml;C&Uuml; ARTTIK&Ccedil;A</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Aile g&uuml;&ccedil;lenir, ekonomi g&uuml;&ccedil;lenir, demokrasi g&uuml;&ccedil;lenir,</span></span></p> <p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&Uuml;lkenin geleceği g&uuml;&ccedil;lenir. </span></span></p>

Yorumlar

0 yorum