İçimizde Büyüyen Sessiz Çığlık
İçimizde Büyüyen Sessiz Çığlık
Merve Şimşek
443
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Her sabah uyandığımızda aynı duyguyla başlıyoruz artık güne: Yorgun, mutsuz ve biraz da tahammülsüz. Sanki nefes alıyoruz ama yaşamıyoruz. Bir telaşın, bir koşuşturmanın, bir “yetişme zorunluluğu”nun içinde kayboluyoruz.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İçimizde büyüyen bir sessiz çığlık var. Kimseye anlatmadığımız, sustukça ağırlaşan bir yük. Bazen en sevdiklerimize bile tahammül edemiyoruz, çünkü aslında kendimize katlanamıyoruz. Kendi yorgunluğumuzu, kendi eksikliğimizi, kendi kırgınlığımızı taşıyamıyoruz.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mutsuzuz çünkü hayata değil, başkalarının bize dayattığı tempoya yetişmeye çalışıyoruz. Tahammülsüzüz çünkü sabrı unuttuk; beklemeyi, dinlemeyi, anlamayı unuttuk. Hep hızlı, hep güçlü, hep mutlu görünmek zorundaymışız gibi davranıyoruz. Ama gerçekte hiçbirimiz bu kadar güçlü değiliz. Ve bunda utanılacak hiçbir şey yok.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Asıl mesele, yeniden hatırlamak… Bir tebessümün ağırlığı hafifletebileceğini, bir sarılmanın kalbi onarabileceğini, bir “seni anlıyorum” sözünün hayata yeniden tutundurabileceğini unuttuk.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Artık görmemiz gereken şu: Mutsuzluk da tahammülsüzlük de bulaşıcı. Ama umut da bulaşıcı, merhamet de, huzur da… Belki de içimizdeki çığlığı susturmanın tek yolu birbirimize yeniden dokunmak.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hayat öfkeyle değil, paylaşılan bir sabırla güzelleşiyor. Ve belki de en büyük cesaret, hızla akan bu dünyada biraz yavaşlayabilmek…</span></span></p>