Hayattan yana
Hayatın içinde hepimizin bir şeylere yetişmeye çalıştığı, bir şeyleri düzeltmek için uğraştığı bir dönemden geçiyoruz. Bazen öyle yoruluyoruz ki, en küçük mesele bile gözümüzde büyüyor. Tahammülümüz azalıyor, yüzümüz asılıyor, güzel olanı fark etmeyi unutuyoruz.
ÜLKÜ VURAL
139
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Oysa başarı dediğimiz şey sadece makam, para, kariyer ya da sahip olduklarımız değil. İnsan, kazandıklarının içinde kendisini kaybediyorsa bunun adı başarı olabilir mi?</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bence önce mutlu olmayı öğrenmeliyiz. Çünkü mutsuz bir insanın ne kendisine ne çevresine ne de topluma gerçek anlamda faydası dokunuyor. İçinde huzur olmayan insan, başkasının mutluluğuna da kolay kolay tahammül edemiyor.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bugün biraz daha az kızsak, biraz daha çok dinlesek, birbirimizin hayatına yük olmak yerine omuz olsak ne kaybederiz?</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hepimizin derdi var. Hepimizin eksikleri, kırgınlıkları, yetişemediği işler, içine attığı sözler var. Ama bütün bunların arasında hâlâ birbirimize iyi gelebiliyorsak, işte asıl zenginlik bence burada.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çünkü hayat sadece ne kadar kazandığımızla değil, ne kadar güzel yaşadığımız ve çevremizde kaç güzel insan bırakabildiğimizle anlam kazanıyor.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben artık şuna inanıyorum: İnsan önce kendi içindeki huzuru bulmalı. Gerisi bir şekilde yolunu buluyor.</span></span></p>