Büyüyoruz da neden geçinemiyoruz?
Cebimiz küçülürken ekonomi nasıl büyüyor? “Kişi başı milli gelir yükseldi “diye enteresan rakamlar açıklanıyor ama neden günlük yaşantımızda bunu hissetmiyoruz? Bu hayat pahalılığı nereye kadar?
ŞENEL GÜNGÖR
401
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bugün Türkiye’de milyonlarca insanın gündelik hayatında aynı sorular var. Markete girerken, faturalarını öderken, kirasını düşünürken, sağlığı için zorunlu harcama yapması gerektiğinde,</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çocuğunun eğitim masrafını hesaplarken…</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Üstelik mesele yalnızca “pahalılık” da değil.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Asıl mesele, insanların kazandıkları parayla nasıl bir hayat yaşayabildiği ve toplumda yaratılan gelirin nasıl paylaşıldığıdır.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çünkü ekonomi, doğrudan doğruya hayatın kendisidir.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir ülkede ekonomi büyüyebilir, milli gelir artabilir, üretim ve ihracat da yükselebilir. </span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ama vatandaşın cebindeki para tam tersi olarak hızla değer kaybediyorsa, ücretler hayat pahalılığının gerisinde kalıyorsa, insanlar temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyorsa o büyümenin vatandaş açısından anlamı tartışılır.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">O halde şu soruyu sormamız gerekiyor: Bir ülkenin ekonomisi büyürken vatandaş neden kendisini daha yoksul hissediyor?</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çünkü yalnızca büyümek yetmez.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Önemli olan, büyümenin adil paylaşılmasıdır.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gelir dağılımına ilişkin son TÜİK verileri de bu tartışmayı önemli kılıyor. </span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gelirin en yüksek olduğu yüzde 20’lik kesim toplam gelirin yüzde 48’ini alırken, en düşük yüzde 20’lik kesimin payı yüzde 6,4’te kalıyor.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu rakamlar bize yalnızca bir istatistik anlatmıyor. Toplum kesimlerindeki ekonomik mesafenin ne kadar açıldığını da gösteriyor.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir tarafta servetini ve gelirini artırabilen kesimler, diğer tarafta maaşı ayın sonunu getirmeye yetmeyen milyonlar…</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Burada artık yalnızca “Enflasyon ne kadar?” sorusunu sormak yetmez.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Üretilen refahtan kim ne kadar pay alıyor?” sorusunu da sormamız gerekir.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çünkü aynı enflasyon herkes için aynı sonucu doğurmaz.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gelirinin büyük bölümünü gıdaya, kiraya, enerjiye ve ulaşıma harcayan dar ve sabit gelirli bir aile için fiyat artışlarının etkisi çok daha ağırdır. </span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Oysaki gelirinin önemli bir bölümünü tasarruf edebilen ya da varlık sahibi olan kesimler ise aynı ekonomik ortamdan farklı biçimde etkilenebilir.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu nedenle ekonomik politikaların başarısını yalnızca büyüme oranlarıyla değerlendirmek eksik kalır.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir ülkede vatandaşın satın alma gücü ne durumda?</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çalışan insan emeğinin karşılığını alabiliyor mu?</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Emekliler insanca yaşayabiliyor mu?</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gençler bağımsız bir hayat kurabiliyor mu?</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Üretmeye gayret eden işletme ayakta kalabiliyor mu?</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İşte ekonominin gerçek fotoğrafı biraz da bu soruların cevaplarında gizlidir.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Üstelik yüksek faiz ve kredi maliyetleri de hane halkının üzerindeki yükü her geçen gün belini daha fazla bükercesine arttırmaya devam ediyor. </span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sonuçta kredi kartı ve tüketici kredileri, gelir yetersizliğinin kısa vadeli çözümü hâline gelse de borç, geçici bir finansman aracından çıkıp, yaşam biçimi haline dönüşmüş durumda.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ve de malesef ki sürülemezliğe doğru hızlıca da yol almakta.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dolayısıyla, Türkiye’nin ihtiyacı yalnızca fiyatları düşürmek değil; insanların gelirini artıran, üretimi güçlendiren ve refahı daha adil dağıtan bir ekonomik düzen kurmaktır.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çünkü güçlü ekonomi, yalnızca yüksek milli gelir demek değildir.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Güçlü ekonomi; vatandaşın kazandığı parayla insanca yaşayabildiği, emeğinin karşılığını alabildiği ve geleceğine güvenle bakabildiği ekonomidir.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ekonominin gerçek bilançosu yalnızca devletin kasasında değil; vatandaşın sofrasında, cüzdanında ve geleceğe bakarken taşıdığı umutla ölçülür.</span></span></p>