Borçlanıyoruz… peki bedelini kim ödüyor?
Devlet borçlanır. Şirket borçlanır. Vatandaş borçlanır. Peki bu borcun faturası kime çıkar? Geçtiğimiz günlerde Prof. Dr. Mahfi Eğilmez’in “Türkiye Niçin Dünyanın En Pahalı Borçlanan Ülkelerinden Biri?” başlıklı yazısını okurken benim aklımda kalan soru bu oldu.
ŞENEL GÜNGÖR
307
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Öncelikle şunu ifade etmeliyim: </span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben ekonomist değilim. Mahfi Hoca gibi dünya çapında bir ekonomistin kapsamlı ekonomik analizini değerlendirmek elbette benim haddim değil. </span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben sadece yıllarca bankacılık ve finans sektörünün içinde bulunmuş, yöneticilik yapmış ve iş dünyasında çok farklı sektörlerde faaliyet gösteren onlarca firmaya / kişiye danışmanlık, mentorlük, eğitmenlik yapmış biri olarak; Üstadımızın ortaya koyduğu rakamların ve tespitlerin günlük hayatmızdaki karşılığını düşünmek istedim. </span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mahfi Hoca’nın söz konusu yazısında dikkat çektiği temel noktalardan biri, Türkiye’nin yüksek borçlanma maliyeti. </span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yani mesele yalnızca ne kadar borçlandığımız değil, o borcu kaça çevirdiğimiz.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aslında hepimizin bildiği basit bir gerçek var:</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Paranın bir maliyeti vardır.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Borçlanmak tek başına kötü değildir. </span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Devletler ve şirketler yatırım yapmak, üretimi artırmak ve büyümek için borçlanabilir.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Asıl mesele, borcun neden alındığı ve neye dönüştüğüdür.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Borç üretime, yatırıma, ihracata ve istihdama dönüşüyorsa başka; borcu çevirmek için yeniden borçlanmaya ihtiyaç duyuluyorsa başka bir tablo var demektir. </span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">PEKİ FATURAYI KİM ÖDÜYOR?</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Devlet yüksek maliyetle borçlandığında bunun bütçeye bir yükü oluyor tabi.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bütçe ise bilindiği üzere hepimizin, yani 86 milyon kişinin ortak kaynağıdır.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Onun için yüksek faiz yalnızca devleti değil, özel sektörü ve de her kademedeki vatandaşı da etkiler. </span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Finansman pahalılaştığında yatırım ertelenebilir, üretim ve istihdam bundan etkilenebilir.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sonunda rakamların arkasında insanlar vardır: </span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Esnaf, sanayici, memur, genç, öğrenci, emekli, dar gelirli ve özetle hayatını idame ettirmeye ve geleceğini planlamaya çalışan herkes …</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu nedenle ekonomiyi sadece faiz, kur ve enflasyon rakamlarından ibaret görmemeliyiz.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">FAİZİ DEĞİL, ENFLASYONU YENMEK</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Burada önemli bir ayrım var:</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Faizi düşürmek ile enflasyonu düşürmek aynı şey değildir.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Enflasyonu kalıcı olarak düşürmeden faizi zorlayarak aşağı çekmeye çalışmak, son olarak da yakın geçmişte yani 2021 Eylül’de olduğu ve halen ülkece ceremesini çektiğimiz üzere, çok ciddi başka ekonomik ve sosyal sorunlara yol açabilme potansiyelini barındırıyor. </span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Zira, Mahfi Hocam çözümün yalnızca faiz oranlarında aranamayacağını; enflasyonun kalıcı biçimde düşürülmesi için başta mali disiplin ve yapısal reformların gerekli olduğunu vurguluyor.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben bu noktada bir kelimeyi özellikle önemsiyorum:</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Güven.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çünkü ekonomi sadece matematik değildir.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ekonomi aynı zamanda güvendir.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İş insanı yarını göremiyorsa yatırım yapmaz/ yapamaz. </span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Girişimci kuralların değişip değişmeyeceğini bilmiyorsa risk almak istemez. </span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Vatandaş parasının değerini koruyamıyorsa geleceğini planlamakta zorlanır.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu nedenle sürdürülebilir bir ekonomi için hukuk, şeffaflık, öngörülebilirlik ve güvenilir kurumlar en az ekonomik göstergeler kadar önemlidir.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">GELECEĞİ BORÇLANDIRMAMAK</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Onun için sadece “Ne kadar borçlandığımız değil,</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu borçla ne ürettik?” diye sormamız daha da önemli.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çünkü gerçek ekonomik başarı yalnızca rakamsal olarak büyümek değildir.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Üretilen değerin 86 milyona adil paylaşımıdır.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çağdaş-teknolojik üretimin / yatırımın artması, istihdamın yaratılması, gençlerin geleceğini başka ülkelerde aramaması, geleceğe güvenle bakabilmesidir …</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mahfi Eğilmez’in yazısından benim çıkardığım en önemli soru hâlâ aynı:</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Borçlanıyoruz… Peki bedelini kim ödüyor?</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bugünün borcunu belki bugün ödüyoruz.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ama yanlış ekonomik tercihlerin bedelini yarının nesillerine bırakmamak bizim sorumluluğumuz.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çünkü gerçek başarı;</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bugünü borçla kurtarmak değil, geleceği borçlandırmadan bugünü yönetebilmektir.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">( Kaynak: Prof. Dr. Mahfi Eğilmez, “Türkiye Niçin Dünyanın En Pahalı Borçlanan Ülkelerinden Biri?”, 18 Ağustos 2026, Kendime Yazılar.)</span></span></p>