Kartal Kayseri’de Kanat Çırptı, Bizimkiler Uçmayı Unuttu!
Kartal Kayseri’de Kanat Çırptı, Bizimkiler Uçmayı Unuttu!
BÜYÜKŞEHİR’DEN KIRSALDA GÜÇLÜ TEMAS: 6 MAHALLEDE MUHTAR ZİYARETİ
BAŞKAN ÖZDOĞAN: "112 ACİL VE UMKE, BU MERKEZDE HİZMET VERECEK"
“GIDA KURTARMADA KAYSERİ’DE TEKİZ, TÜRKİYE’YE ÖRNEĞİZ”
MELİKGAZİ’NİN ULAŞIMDA YENİ GÜZERGAHI İÇİN ÇALIŞMALAR BAŞLADI
Erciyes38 FK, Diyarbekirspor’u konuk edecek
Uzman yazarlarımızın kaleme aldığı güncel ve bilgilendirici makaleler.
Kartal Kayseri’de Kanat Çırptı, Bizimkiler Uçmayı Unuttu!
Bir taraftan ekonomi can çekişiyor… Sokaktaki vatandaş, pazarda filesini dolduramıyor, markette temel ihtiyaçlarını almaktan çekiniyor. Her gün artan fiyatlar, daralan mutfak bütçeleri, azalan alım gücü… Ama diğer tarafta siyasetin gündemi bambaşka.
Her yeni gün, yeniliğe açılan kapıdır...
Okullar açıldı… Her evde benzer bir koşuşturma, benzer bir telaş var. Çocukların heyecanı bir yana, ailelerin yükü ağır. Defterinden kalemine, üniformasından servis ücretine kadar her şey hesap kitapla ilerliyor. Oysa eğitim dediğimiz şey, bir ülkenin geleceği, en temel hakkı… Ama bugün geldiğimiz noktada ne yazık ki, eğitim artık büyük bir ekonomik külfete dönüşmüş durumda.
Hayat, bazen en masum yüzlere en ağır yükleri yükler. Henüz yolun başında küçük bir beden olan, koşmayı, oynamayı, yaşamayı yeni yeni keşfeden minik bir kahraman o: Yakup. Onun bu minicik bedeni, Duchenne Musküler Distrofi (DMD) adında, acımasız ve ilerleyici bir hastalıkla mücadele ediyor. Yakup'un kasları yavaş yavaş eriyor ve zaman, onun aleyhine işleyen acımasız bir kum saati gibi akıp gidiyor. Ailesi, bu korkunç gerçekle yüzleşmek zorunda kaldı. Evlatlarının gözlerinin önünde erimesini izlemek, bir anne-babanın yaşayabileceği en büyük imtihan.
Günümüzde en büyük sorunlardan biri olan “çevre” konusuna değinmek istiyorum. Çünkü çevre sadece biz insanlar için değil, diğer canlılar için de bir armağan ve gelecek nesillere bırakacağımız en değerli mirastır. Ne yazık ki, bu armağanı korumak yerine hor kullanıyoruz.
Sonbahar geldiğinde ağaçların dili çözülür. Yapraklar birer birer düşerken, aslında bize hayatın en yalın öğretisini fısıldarlar: Her şeyin bir zamanı vardır. Bazen tutunmak gerekir, bazen de bırakmak.
Kayseri’de bu yıl düzenlenen Kültür Yolu Festivali, şehrin kültürel ve sanatsal hayatına renk kattı. Meydanlarda, parklarda, salonlarda sanatla iç içe geçen günler yaşandı. Elbette bu tür etkinlikler bir şehrin ruhuna dokunur, sosyal hayatına dinamizm katar. Ancak meseleye yalnızca kültürel açıdan değil, ekonomik boyutuyla da bakmak gerekir.
Her sabah yeni bir haber: Suça sürüklenen çocuk, okulunu terk eden genç, çaresizlik içinde kalan aile… Ve biz hâlâ konuşuyoruz: Eğitim sistemi, reformlar, paketler, çözümler… Ama gerçek ortada: Eğitim yoksa, gelecek yoktur!
Söz, bir insanın sahip olduğu en değerli servettir. Maddi varlıklar gelip geçicidir, ancak verilen bir söz, kişinin karakterini, omurgasını ve ahlakını gösteren bir mühürdür. Atalarımız, bu gerçeği çok iyi bildikleri için "Söz namustur" demişlerdir. Bu söz, sadece bir kural değil, aynı zamanda onurlu bir hayatın da en temel ilkesidir. Bir söz verdiğimizde, aslında kendi namusumuzu ve şerefimizi ortaya koyarız.