Aşkın üç hali
Merhabâ sevgili okurum, Hepimizin hayatında yer yer sarıldığımız yer yer sarsıldığımız yaşamın en önemli hallerinden bir duygu olan Aşk hakkında biraz konuşacağım. Aşk kelimesi, İngilizce Ask soru kelimesidir... Ve hâl üzerinden aşk ise cevabı olmayan bir soru diyebilir miyiz?
SEMRA ŞAHİN
211
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aşk, sandığımız gibi tek bir duygunun adı değildir; insanın içinden dışına doğru genişleyen üç hâlden oluşur. İlk hâl, kişinin kendine döndüğü andır. Kendi yarasını fark ettiğinde, kendine dürüstçe bakabildiğinde ve iç sesini duymaya başladığında aşk içeriden doğar. Bu aşk bencillik değil, varoluşun merkezine yaklaşma hâlidir.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İkinci hâl, diğerine yönelen aşktır. Burada kişi, karşısındakini bir tamamlayıcı değil, bir ayna olarak görür. Bazen sarsıcı, bazen iyileştirici olan bu yol, iki ruhun birbirine dokunarak büyümesidir. “Seni seviyorum” demek aslında “Sende kendimi görüyorum” demektir.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Üçüncü hâl ise aşkın kişiyi aşarak varlığa yayıldığı alandır. Bir insanı değil, yaşamın kendisini sevme hâli… Suda, gökte, bir çocuğun gözünde, bir nefeste beliren o derin birlik hissi. Burada aşk bir kişiye ait değildir; insanın içinden evrene açılan bir kapıdır.</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aşkın üç hâli birbirini izler: Kendine dönen, diğerine akar; diğerine akan varlığa genişler. Ve insan bu çemberde şunu fark eder:</span></span></p>
<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aşk aslında hiç kaybolmadı; sadece hatırlanmayı bekliyordu.</span></span></p>